Askorbik Asit olarak bilinen C Vitamini, besinlerden ve besin takviyelerinden alınabilen, vücutta birçok önemli işlevi olan suda çözünür bir vitamin türüdür. Günlük olarak alınması gerekir.
İnsan vücudu C Vitamini üretemez fakat balıklar ve kuşlar glikozdan C Vitamini üretebilir.
C Vitamini suda eriyen bir vitamindir, bu özelliği sayesinde vücudumuzda gerekli olan bölgeye hızla ulaşır.
-
C Vitamini çok güçlü bir antioksidandır. DNA gibi hücresel elemanları korur, kansere karşı koruyuculuk görevi vardır. Bağışıklık sistemimizi güçlendirir.
- Çevresel kirlilik, kimyasallar ile vücudumuza yerleşen toksin, ağır metalleri dokulardan kana taşıyarak idrarla atılımını sağlar. Böylece bizleri kanser ve kronik hastalıklara karşı korur.
-
C Vitaminin temel görevlerinin başında vücudumuzda kolajen üretimi yer alır. Kolajen üretimini artırdığı için ciltte sıkı ve esnek bir görünüm sağlar. Kolajen cildin yapı taşlarından biridir, yaşlanmaya bağlı olarak azaldığında ciltte sarkmalar ve kırışıklıklar oluşur; C vitamini bu süreci yavaşlatır, cildin daha genç ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda antioksidan özellikleri sayesinde güneş ışığının zararlı etkilerine karşı cildi korur. UV ışınlarının sebep olduğu hücre hasarını azaltarak güneş lekeleri ve kırışıklıkların oluşumunu önler. Böylece cilt tonunu ve dokusunu iyileştirir. Ayrıca kıkırdak, bağ doku ve tendonların sağlamlığını artırır. Cilt sağlığı üzerindeki etkileri şöyle sıralanabilir;
- Cilt sağlığını destekler
- Yara iyileşmesini sağlar
- Sağlıklı diş eti oluşumunu sağlar
- Çürük oluşumunu önler
- Kolajen üretimini artırarak kırışıklıkları azaltır
- Cildi UV hasarına karşı korur
- Cilt tonu ve elastikiyetini iyileştirir
İmmün sistem fonksiyonlarını düzenler.
- Sinir dokusunda transmitter görevi görür, hormonların üretiminde etkindir.
C Vitamini vücutta demir emilimini artırarak kansızlığı önler ve vücutta demirin daha iyi kullanılmasını sağlar.
- Serbest radikalleri nötralize etme kabiliyeti sayesinde yaşlanma belirtilerini geciktirir, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır.
- Bağışıklık sistemini güçlendirir. Bağışıklık sistemi üzerine etkileri şöyle sıralanabilir;
- Beyaz kan hücrelerinin üretimini destekler
- Soğukalgınlığının süre ve şiddetini azaltır
- Yoğun stres altında olan bağışıklığı güçlendirir
C Vitamini kalp sağlığını destekler. Damar duvarının esnekliğini artırarak kan basıncını düzenler ve yüksek tansiyon riskini azaltır. Ayrıca damarların tıkanmasını önleyerek kalp damar hastalıklarına karşı koruma sağlar. Kalp krizi ve felç riskini azaltır. Kalp sağlığı üzerine etkileri şöyle sıralanabilir;
- Damarları esnek tutarak yüksek tansiyonu önler
- Kalp hastalığı ve damar tıkanıklığı riskini azaltır
- Sağlıklı bir kan dolaşımı sağlar
C Vitamini vücutta kansere neden olan bileşiklerin oluşumunu önler, özellikle;
- Akciğer kanseri
- Kolon kanseri
- Meme kanseri
- Rahim ağzı kanseri
- Özofagus (yemek borusu) kanseri
- Ağız kanseri
- Pankreas kanseri
başta olmak üzere neredeyse tüm kanserler üzerinde etkindir.
Yüksek doz C Vitamini yani kilogram başına 0,5 gr ile 1,5 gr arası C Vitamini dozlarının kanser tedavisinde etkin olduğunu gösteren pek çok çalışma vardır.
Kemoterapi ve radyoterapi uygulama sürecinde yüksek doz C Vitamini uygulaması, kemoterapinin etkilerini artırırken, kemoterapiye bağlı yan etkileri azaltır.
C Vitaminini Hangi Besinlerden Alabiliriz?
Meyve ve sebzeler en iyi C Vitamini kaynaklarıdır. Özellikle turunçgillerden portakal, mandalina, limon ve greyfurt. Bunların yanında mango, kivi, çilek, kuşburnu, böğürtlen, kavun gibi meyvelerden de C Vitamini açısından zengindir. Sebzeler de ise kuşkonmaz, brokoli, kırmızı lahana, brüksel lahanası, ıspanak ve kırmızı biber C Vitamini yönünden zengin besinler arasında yer alır.
C Vitamini Eksikliği Belirtileri Nelerdir?
C Vitaminin vücutta aşırı eksikliğine bağlı oluşan hastalığa “Skorbüt” adı verilir.
C Vitamini eksikliğinde vücutta anemi, halsizlik, eklemlerde ağrı, ciltte bozulmalar, diş eti iltihabı, yaraların geç kapanması, saçların kuruması, bağışıklığın düşmesine bağlı sık enfeksiyonlara yakalanma ve enfeksiyonların ağır seyretmesi görülür.
Skorbüt Hastalığı
Eski Yunan ve Mısır dönemlerinden beri varlığı bilinen skorbüt hastalığı; uzun deniz yolculukları esnasında taze ürün temin etmenin zorlaştığı denizcilerin hastalığı olarak tanınmıştır. Bunun haricinde, savaş ve kıtlık dönemlerinde dünyanın pek çok bölgesinde skorbüt hastalığı yaygın bir şekilde görülmüştür. Günümüzde besinlere ulaşabilirliğin kolaylaşmış olması ve C Vitamini içeren besinlerin tüketilmediği bölgelerde ise vitamin ve minerallerce zenginleştirilmiş takviyelerin kullanımı ile birlikte skorbüt hastalığının görülme sıklığı oldukça düşmüştür. Buna karşın, yetersiz C Vitamini alan kişilerde hala hastalığa rastlamak mümkün olabilmektedir. C Vitamininin eksikliği belirtileri 8-12 hafta sonra yavaş yavaş ortaya çıkar. Skorbüt, C Vitaminin aşırı derecede yetersizliğine bağlı gelişen bir hastalık türü olup, anemi, hareket kısıtlılığı, halsizlik, kanamalar, kol ve bacaklarda ağrı, vücudun bazı bölgelerinde şişlik, cilt problemleri, morluklar, diş eti hastalıkları, diş kaybı gibi olumsuzlukları içerir. Bunlara ek olarak, bağışıklık zayıflar, kolesterol metabolizması ile endokrin sistemin çalışma sistemi bozulur.
Nefes darlığı, ruh halinde ve duygu durumunda bozulmalar, hatta depresyona kadar gidebilen tablo gözlemlenebilir. Belirtilerin ardından yeterli tedavilerin yapılamaması ve eksikliğin devam etmesi durumunda şiddetli sarılık, ani kanamalar, nöropati, ateş, kasılma gibi ciddi semptomlar ortaya çıkabilir. Hastalığın hamilelik döneminde görülmesi durumunda, bebeğin fetal gelişimi ile ilgili bozukluklar ile karşılaşma ve bebek düşürme riski artabilir.








